
Türkiye Anayasasını Yeniden Düşünmek
- December 2011
- Fevzi Bilgin
Türkiye yeni anayasını yapmak üzere harekete geçti. Bu sürece yol açan birden çok neden var. Öncelikle, 2007 yılında yaşanan anayasal krizle birlikte 1982 Anayasası siyasetin merkezine oturmuştur. O zamandan bu zamana kadar yaşanan siyasal gelişmelerin ve anayasal süreçte meydana gelen değişimin—yeni cumhurbaşkanının halk tarafından seçilecek olması, 12 Eylül 2010 anayasa değişiklikleri—yeni bir anayasa ile taçlandırılması gerekir. İkincisi, askeri rejim
tarafından hazırlanan mevcut anayasanın demokratik olmadığı, vesayet rejimi öngördüğü, halkın hak ve hürriyet taleplerine cevap veremediği açıktır. Üçüncüsü, sosyo-politik şartlarda yaşanan gelişmeler, mevcut anayasanın ideolojik sınırlamalarının dışına taşmıştır. Dördüncüsü, yaşanılan sorunlar ve acılar, mevcut anayasanın katı laiklik ve milliyetçilik anlayışın miadını doldurmuş olduğunu göstermektedir. Beşincisi, millet, başka ülkelerde olduğu gibi kendi anayasasını kendisi yapmak istemektedir. Ve son olarak, hızla büyümekte ve dünyanın en güçlü ülkeleri arasına girmeye namzet olan Türkiye’nin önünü tıkayan değil açan bir anayasaya ihtiyacı vardır.
Önerdiğimiz anayasa, 1982 Anayasasından önemli farklılıkları içermektedir: (1) Anayasa metni sade bir dille, kısa ve öz olarak yazılmıştır. (2) Metinde ideolojik referans bulunmamaktadır; anayasanın başlangıç kısmında genel ve evrensel ilkelere atıf yapılmıştır; (3) Temel hak ve özgürlükler uluslararası normlara uydurulmuştur; (4) Vatandaşlara, belirli sayıda imza toplayarak kanun teklifi verebilme imkanı tanınmıştır; (5) Laiklik, devletin din ve inançlara karşı tarafsızlığı ve fakat saygılı olması şeklinde tanımlanmıştır; Diyanet İşleri Başkanlığı bu tanıma uygun olarak yeniden düzenlenmiştir; (6) Eğitim hakkı dini, kültürel ve pedagojik beklentilerin karşılanması çerçevesinde ifade edilmiştir; (7) Vatandaşlık yeniden tanımlanmıştır; (8) Türkiye Büyük Millet Meclisinin 450 üyesinin dar bölge seçim çevrelerinden çoğunluk usulüne göre, 100 üyesinin de ülke seçim çevresinden nisbi temsil usulüne göre seçilmesi öngörülmüştür; seçim barajı kaldırılmıştır; (9) Halk tarafından seçilecek Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri korunmuştur; (10) Bakanlar Kuruluna Türk Silahlı Kuvvetlerin komuta kademesini atama ve görevden alma yetkisi verilmiştir; (11) Genelkurmay Başkanı Milli Savunma Bakanına bağlanmıştır; (12) Yükseköğretim Kurulu kaldırılarak yerine bilimsel özerkliğe dayalı bir koordinasyon kurulu oluşturulmuştur; (13) Olağanüstü hal ve sıkıyönetimle ilgili hükümler kaldırılmıştır; (14) Milli Güvenlik Kurulu kaldırılmıştır; (15) Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmıştır; (16) Yüce Divan yeniden düzenlenmiştir.
Anayasa raporumuz 26 Ocak 2012 tarihinde TBMM Başkanı Sn. Cemil Çiçek'e sunuldu.


